Anasayfa Kimler Online Gecenin Maç Özetleri REKLAM
Geri git   NBATrKy.CoM | NBA ve Basketbol Dünyası > NBATrKy Season > NBATrKy Köşe Yazıları > Basketbol Genel Köşe Yazıları - Makaleler

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09.03.10   #1
L3q3ND
Super-Star
 
L3q3ND - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NBATrKy Kariyeri
 
Draft Tarihi: Jul 2009
Nerden: 34
Mesajlar: 777
Konular: 90
Ettiği Teşekkür: 658
232 Mesajına 358 Kere Teşekkür Edlidi
NBA Takımı : Portland Trail Blazers
Sevdiği Oyuncu : Brandon Roy - John Wall - Allen Iverson - Vince Carter - LeBron James - Rajon Rondo - Gilbert Arenas
Standart Gökçe Başaran|Şaşıran Var mı ?

Pazar öğlen 13.00 sularında Galatasaray Erkek Basketbol Takımı ligin lideri durumundaki Efes Pilsen’e karşı bir resital sunarken, öğleden sonra Galatasaray bayan takımı ligde lider konumdaki Fenerbahçe Ülker’e karşı olabildiğince aciz durumlara düşüyordu.

Erkek takımının başında Cem Akdağ, Bayan takımının başında ise Zafer Kalaycıoğlu vardı... Bu cümleden sonra devamını herkes istediği gibi getirmekte serbest, ben devamını yazmıyorum ama Caferağa’daki maç için birkaç notum olacak.

14.30 Dakika = 2 sayı
Her takımın maç içinde kötü anları olabilir. Birkaç dakika verimsiz hücum edebilir, kötü savunma yapabilir. Hatta daha da ötesi maçtan takım halinde kopabilir. 40 dakikalık bir süre zarfında her maça aynı yoğunluğu verememek olabildiğince masum bir olaydır. Ama bu kopuş Galatasaray adına en önemli rakibi Fenerbahçe’ye karşı oluyorsa durup düşünmekte fayda var. Hem de ne kopuş; 14.30 dakika sadece rakip potaya 2 sayı atabilen bir takımın maç içinde kopmaktan daha öte sorunları var demektir. Bu maç ile ilgili düz yazı değil şiirler yazılabilecek kadar çok malzeme olsa da benim işim köşe yazısı yazmak olduğu için aklımdakileri ve içimdekileri ardı ardına gelen kelimeler ile anlatmaya çalışacağım.

Oyuncu Kalitesindeki Denge
Herşeyin ötesinde basit bir mantıkta Galatasaray’ın Fenerbahçe’ye direnmesi gerekiyordu. Temel olarak bunun nedeni kadro kalitesinin birbirine yakın olması ile alakalı. Takım sporlarında en geçer kural; ne kadar çok kaliteli oyuncunuz varsa başarıda o kadar çok olur. Ama bunun daha başka faktörler ile birleşmesinden doğan sonuçlar ya zirveye taşır, ya da çığ altında bırakır. Bugün Galatasaray bayan takımının kadrosunu tek tek kağıda yazdığımızda çok özel birçok oyuncudan kurulu sağlam bir takım meydana çıkıyor. Biri bana gelip, en iyi 15 WNBA oyuncusunu sorsa, bu listede 3 tane Galatasaray oyuncusu olurdu. Tamika Catchings, Sophia Young ve Katie Douglas... Aynı listede Fenerbahçe’den ise en fazla 1 oyuncu olurdu. Belki kimine göre kimse de olmayabilirdi. Ama herhangi bir iyi WNBA izleyicisinin yapacağı listede asla 2 Fenerbahçe oyuncu bu listede olmazdı, buna eminim. O zaman yabancılar konusunda Galatasaray’ın çok ağır bastığı bir gerçek.

Türk oyunculara gelirsek, bariz olarak Fenerbahçe’nin üstün olduğunu düşünüyorum. En iyi oyuncular Fenerbahçe’de. Milli takımın direği olan oyuncular. Ama Galatasaray’daki Türklerde hemen kalite olarak, Fenerbahçe oyuncuların arkasından geliyorlar. Kısacası denge olarak yabancılarda Galatasaray çok ağır basarken, Türk oyuncularda ev sahibi ekip ağır geliyordu. Koç farkı ise ne kadar büyüktü ben bilmiyorum. Eğer alınan kupalar baz alınacaksa Zafer Kalaycıoğlu, Bayan Basketbolunda bir fenomendir. Haydar Kemal Ateş’e üstünlük kurduğunu söyleyebiliriz. Ama yok, ''Kupa kazanmak bayan basketbolunda Fenerbahçe’yi çalıştırırken çok geçerli birşey değil '' denirse o zaman fark otomatikman kapanıyor.

Asıl Fark Düzen
Peki oyuncu, koç gibi etkenlerde büyük uçurumlar varken, bu fark nasıl oluşuyor? Açıklama bulmak gerçekten kolay değil. Ama farkın birkaç faktörde gizli olduğunu düşünüyorum. Bir kere Fenerbahçe takımının düzeni, oyun anlayışı bir makina kadar kusursuz. Sadece maçın başında birkaç dakika sendeleyip tekrardan sapasağlam bir robot gibi ayağa kalktılar. Bunu başarabilmek kusursuzluğun göstergesi. Herşeyin tıkır tıkır çalıştığının bir göstergesi. İkincisi ve bence farkı oluşturan konu inanç ve güven...

Daha Sonra İnanç
İnanmak ve takım arkadaşlarına, koçuna güvenmek sporda çok başka birşeydir. Galatasaray’da bunu sene başından beri göremiyoruz. Gelen giden oyuncular, değişen sistemler hiçbiri bir çözüm olamadı. Mihriban Oğuz’un gidişi de belki de bele vurulan son darbeydi. Tabii ki Galatasaray adına oyun içindeki sistemsizlikten de bahsedebiliriz. Güven ve inanç kaybı sahadaki kötü basketbolla daha da açığa çıktı. En çok Sophia Young için üzülüyorum. Kıza 1.5 yıldır orta mesafe şut attırmak yerine onu 3 numarada kullanmaya çalışmak, hızlı diye bire bir oynatmaya çalışmak çok büyük hatalardır. San Antonio’nun eski koçu Dan Hughes’un, Sophia’yı ne kadar elit bir oyuncu yaptığını iyi incelemek gerekiyordu. Hele ki WNBA'deki takımında büyük bir 3 numara sıkıntısı varken, onu niye ısrarla 4 numarada kullandığını bir düşünmek gerekli? Ama Cem Akdağ’dan sonra kimse bunu düşünmedi. Kusursuz olduğu bölgeden aldılar ve kusurlarının açığa çıkacağı bölgelere sürdüler. Bu da tabii ki başka bir sorundu. Bugün Yasemin’in attığı şutların hepsini 2 yıl önce Sophia Young atıyordu. Değişim bazen iyidir ama bu değişim başarısızlığa davetiyedir.

Sarı-Kırmızılı takım için çok daha fazla zayıf yönler çıkartılabilir. Ama benden bu kadar. Bazı durumların değişimi konusunda inancım olsa düşündüğüm herşeyi yazıya dökebilirdim. Ama doğru değişimin yapılması zor gözüküyor. Bu nedenle çok fazla birşey yazmaya gerek yok. Fenerbahçe içinse her hafta övgü dolu sözler yazmaya gerek duymuyorum artık. Sadece diyebileceğim tekrar ve tekrardan Haydar Kemal Ateş’e ve ekibini tebrik ediyorum. Bu kadar zorlu rakiplerin olduğu bir noktada her maçı rahat kazanmak, küçümsenmeyecek bir başarıdır. Geçen yıldan beri yürüyorlar ve önlerine çıkan her takımı rahatlıkla aşıyorlar. Sadece Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında bu olmadı. Onda da gerekli eleştiriyi yapmıştım. Ama şu an kusursuzlar ve övgüyü sonuna kadar hakediyorlar.

9 numara?
Bu arada son olarak ikinci çeyreğin ortasına doğru sahada bir 9 numara vardı. Boyu uzun, eline top yakışan bir oyuncu. Kimdi o bilen var mı? Aa evet Bahar Çağlar'dı değil mi...?

Yorum: GÖKÇE BAŞARAN
__________________
İmza kaldırılmıştır ; wallpaper boyutundaki resimler imza olarak kullanılmaz.(kubce)


Ben bir galatasaraylıyım.Bir iddiadan dolayı bunu koydum
Brezilya-Hollanda macına iddaasına girdik ben brezilya dedim ancak yenildim.Jajack'a tebrikler :/


Our life is made by the death of others ..
-Leonardo da Vinci

FA Pazarı = Dedikodu Cenneti ? Yazımı okumak için [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
NBA Yıldızlarının Tayfası . Yazımı okumak için [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
L3q3ND isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

NBATrKy Reklam Alanı




Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:46.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
" Forumlar gelip geçer önemli olan dostluklardır "